Ceylan Özgül: Ben Ceylan Özgül. Bildiğiniz gibi ben 9 Mayıs 2007 tarihinde babam ve beraberindeki silahlı kişiler tarafından zorla kaçırılarak alıkonmuştum. 10 Mayıs 2007 tarihinde de Ayvalık Jandarma Başkomutanlığının yaptığı bir operasyonla kendim kurtarılmış, babam ve yanındakilerde gözaltına alınmıştı. Babam Feridun Özgül, teşekkül halinde toplu kaçakçılık suçundan Safari 1 operasyonunda yıllardır kendisi hakkında soruşturma başlatılan bir insandır. Bu operasyonun öncesinde de yıllarca çeşitli kaçakçılık suçlarından sorgulanmış hakkında soruşturma açılmış hayatını kaçakçılık ve gayri ahlaki bir ahlak anlayışı içinde geçiren bir insandır. Bilim Araştırma Vakfı camiasından ve etrafından hiçbir şekilde ne ben, ne ailem zarar görmemişizdir. Sadece kendilerinden yardım ve arkadaşlık, dostluk görmüşüzdür. Bilim Araştırma Vakfı camiası son derece seçkin, onurlu, kültürlü, yüksek seviyedeki insanlardan oluşur. Kendisinin yaptığı açıklamalar, bulunduğu iddialar hiçbir şekilde gerçeklik payı taşımamaktadır. O yüzden bu şekilde değerlendirilmesini istiyorum. Bu hususların göze alınmasını istiyorum, kendi konuşmalarımı . Sormak istediğiniz bir şey var mı? Teşekkür ederim.
Muhabir: Ailenizden şikayetçi oldunuz mu?
Ceylan Özgül: Evet ailemden şikayetçi oldum. Silahla zorla kaçırılmam ve alıkonmam yüzünden kendilerinden şikayetçi oldum. Verdiğim ifadede Ayvalıktaki Başsavcılığa kendilerinden şikâyetçi olduğumu bildirdim. Kübra Yelkenci, Nuran Yelkenci, Önder Yelkenci'den de şikayetçi oldum. Zaten Kübra Yelkenci , Önder Yelkenci ve Nuran Yelkenci'yle beraber şu anda haklarında soruşturma yürütülmekte. Onlarda çete suçundan şu anda yargılanmaktalar.
Muhabir: Ailenizle aranızdaki sorununun sebebi ne, kaynağı ne?
Ceylan Özgül: Tabii hemen açıklayayım size. Sebebi benim milli değerlere çok önem vermem, Türk Milletine çok önem verme,m bu yüzden herhangi bir sebeple kaçakçılıktan elde edilmiş, gayri ahlaki yolardan, illegal yollardan elde edilmiş bir parayı kullanmayı asla kendim için hak görmemem, buna izin vermeyecek olmam. Bu yüzden kendileriyle zaten bir süredir beraber yaşamıyordum. Onlarda beni bu hayatın içine çekmek istiyorlardı, bu yüzden kendileriyle görüşmüyordum. Kendisi hakkında, babam hakkında, Feridun Özgül hakkında yaptığı şeylerle ilgili daha detaylı bilgileri ben çeşitli mercilere ilettim. Birçok dilekçe yazdım. Bunlarda legal olarak iletildi.
Muhabir: Bir baba neden kızını silah zoruyla kaçırsın.
Ceylan Özgül: Ben size anlattım bunu, kendisi zaten etrafı tarafından çok iyi tanınan mafyayla bağlantısı olan bir insan. Benim de kendi yaşadığı hayatı yaşamamı istiyor. Benim çalışarak para kazanmamı bunun için yorulmamı anlamsız görüyor. Ben buna direnince samimi olduğumu anlamadı. Biraz eğer ısrar ederse, bu yollara başvurursa onun yoluna döneceğimi düşündü. Tabii burada benim can güvenliğim, tehlikeye atmayı, sağlığımı tehlikeye atmayı mazur gördü, bunda herhangi bir problem görmedi.
Muhabir: Peki sizin kaçırıldığınıza dair iddialardan sonra ailenizin yaptığı açıklamalar kızımın kendi geldiği şeklindeydi.
Ceylan Özgül: Şimdi şöyle anlatıyım ben size. Bu bir iddia değil. Benim kaçırılmam çok net bir olaydır. Çünkü zaten ben kaçırıldığım zaman ilk defa polis çağıran polise haber veren kaçırılma olayını gören etraftaki insanlar. Söz konusu apartmanın, Atakan 6 apartmanının sokağındaki ana okulundaki çocukları almaya gelen veliler, anaokulu öğretmeni bizim alt komşumuz hemen polisi aramışlar. İşte böyle böyle bir kaçırılma olayı gerçekleşiyor burada hemen gelin diye haber vermişler, zaten olay ilk bu şekilde haber verildi. Daha sonra gelişen olaylar çok detaylı bir şekilde benim dilekçelerimde de var, ifademde de yazılı… Evet tabii, zaten kaçırıldığım zaman orada bulunan Serkan isimli silahlı şahıs, silahlı olduğunu da ifade eden, bunu itiraf eden dilekçesini o gün verdiği ifadesinde söylüyor. Bu konu hakkında herhangi bir netliği bulandıracak hiçbir şey yok. Ben kaçırıldım. Kendileri örtbas etmek için ağızbirliği yaparak böyle bir konuşma hazırladılar, tabii ki bu Türk adaletini yanıltacak bir şey değil. İyi günler.